Otomobilin ‘o’su yok: Bu bölgelerde araba tamamen yasak

Otomobilin ‘o’su yok: Bu bölgelerde araba tamamen yasak

Modern şehir hayatı denildiğinde gözümüzün önüne ilk gelen şeyler genellikle egzoz dumanı, bitmek bilmeyen korna sesleri ve bizi tüketen trafik stresi oluyor. Otomobiller hayatımızın merkezini bu denli işgal etmişken, dünyanın bazı köşeleri bu çılgınlığa çok radikal bir dur demeyi başardı. Hem doğayı korumak hem de huzuru bir yaşam biçimi haline getirmek isteyen bazı bölgeler, kapılarını motorlu araçlara tamamen kapattı. İşte tarihin, sessizliğin ve doğanın motor sesine galip geldiği, arabaların girmesinin kesinlikle yasak olduğu o 6 eşsiz yer:

MACKİNAC ADASI

Amerika Birleşik Devletleri’nin Michigan eyaletinde yer alan Mackinac Adası, bu konuda dünyanın en eski direnişçilerinden biri. Adada motorlu araç yasağı tam 1898 yılından beri tavizsiz bir şekilde uygulanıyor. Yerel halkın o dönem yeni çıkan ve “tehlikeli” olarak görülen otomobillere karşı başlattığı mücadele, bugün adayı at arabası tıkırtıları ve bisiklet zillerinin süslediği masalsı bir turizm merkezine dönüştürmüş durumda. Ziyaretçilerini zamansız bir yolculuğa çıkaran bu adada zaman adeta durmuş gibi hissettiriyor.

MONHEGAN ADASI

Maine eyaletindeki sadece bir mil genişliğe sahip Monhegan Adası, tam anlamıyla bir inziva noktası. Sanatçıların ve yazarların ilham toplamak için sığındığı bu küçücük adada, acil durum araçları ve erzak kamyonları dışında tek bir motor sesi bile duyamazsınız. El değmemiş doğası ve büyüleyici yürüyüş yollarıyla ünlü olan bu adayı keşfetmek için tek ulaşım yolunuz kendi ayaklarınız.

HYDRA, YUNANİSTAN

Komşumuz Yunanistan’ın Atina açıklarında yer alan Hydra Adası, ziyaretçilerini gerçek bir zaman kapsülünün içine bırakıyor. Adada dik yokuşlar ve dar sokaklar nedeniyle yol kavramı olmadığından bisiklet kullanımı bile neredeyse imkansız. Ağır yüklerin taşınmasından günlük ulaşıma kadar her şey eşekler yardımıyla yapılıyor, bu da adaya kendine has, son derece özgün ve dingin bir atmosfer katıyor.

DAUFUSKİE ADASI

Gullah kültürünün kalbinin attığı bu büyüleyici ada, anakaraya hiçbir köprü bağlantısı olmadığı için otomobillerden doğal olarak izole kalmayı başarmış. Tarihi dokusu ve huzurlu ortamıyla öne çıkan Daufuskie Adası’nda yerel halk ve gezginler ulaşım aracı olarak sadece golf arabalarını ve bisikletleri tercih ediyor.

GİETHOORN, HOLLANDA

Kuzeye, Hollanda’ya doğru ilerlediğimizde ise karşımıza “Hollanda’nın Venedik’i” olarak bilinen masalsı Giethoorn kasabası çıkıyor. Dört millik devasa bir kanal ağı üzerine kurulu olan bu kasabanın merkezine araba sokmak kesinlikle yasak. Geleneksel çatılı tarihi Hollanda evlerinin arasında sadece elektrikli fısıltı tekneleriyle süzülebilir ya da ahşap köprüler üzerinden yürüyerek bu huzurlu ortamın tadını çıkarabilirsiniz.

ZERMATT, İSVİÇRE

Listenin en vizyoner yerlerinden biri ise şüphesiz İsviçre Alpleri’nin eteğindeki ünlü kayak merkezi Zermatt. Muhteşem Matterhorn Dağı’nın gölgesinde parlayan bir mücenher gibi duran bu kasaba, dağ havasının kristal netliğini ve saflığını korumak adına özel araç kullanımını tamamen yasakladı. Zermatt’a gelmek isteyen herkes arabasını kilometrelerce uzakta bırakıp trenle geçmek zorunda. Kasaba içindeki yerel ulaşım ise sadece özel izinli elektrikli otobüsler, elektrikli taksiler ve at arabalarıyla sağlanıyor.

The post Otomobilin ‘o’su yok: Bu bölgelerde araba tamamen yasak appeared first on Kilis Egitim.