CHP Ankara İl Başkanvekili Yüksel Işık, partisine yönelik son dönemde gerçekleştirilen saldırılara tepki göstererek, “Rakibini sandık üzerinden yenemeyenlerin, kullandıkları her türlü iletişim aracını devreye sokarak yürüttükleri algı operasyonları ters tepecektir” şeklinde konuştu.
Işık, yazılı bir açıklamada bulunarak, CHP’ye yönelik yapılan saldırıların düzeysiz ve ahlak sınırlarını aşan bir şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti. “Son günlerde Parti Meclisi üyelerine, milletvekillerimize ve genel olarak CHP’nin kurumsal kimliğine yönelik saldırılar yapıldı. Bu saldırılar, 18 Mart 2025 tarihinde diploma iptali ve hemen ardından Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlamış ve çeşitli belediye başkanlarına yönelik itibar suikastlarıyla devam etmiştir” dedi.
Işık, “Tüm bu sistematik saldırılar geri püskürtülmüş olup, mahkeme süreçlerinde ortaya çıkan delillerle tüm suçlamaların asılsız olduğu kanıtlanmıştır. Sadece belediye başkanlarımızla sınırlı kalmayıp, Ankara İl Başkanımız Dr. Ümit Erkol’un sudan bahanelerle gözaltına alınmasıyla da bu durum daha da ileri gitmiştir” diye ekledi.
Ayrıca, Işık, “Her türlü baskı ve dezenformasyona rağmen dimdik ayakta duran CHP ailesine yönelik bu saldırılar, son günlerde Parti Meclisi üyeleri ve milletvekillerimize yönelmiştir” ifadelerine yer verdi.
Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rakibini sandık yoluyla yenemeyenlerin yürüttüğü bu algı operasyonları mutlaka geri tepecektir. Tek merkezden yönlendirilen ve tamamen itibar suikastı amaçlayan bu dezenformasyon saldırıları asılsızdır. Kötü niyetle yapılan bu saldırılar, sadece siyasi kurumu değil, insanlığın evrensel değerlerini de hedef almaktadır.”
Siyasetin hakaret ve bel altı vuruşlarla yürütülemeyeceğine dikkat çeken Işık, “Herkesin kabul ettiği gibi partimiz iktidara gümbür gümbür gelmektedir ve bu tarz saldırılarla geriletilemez. Savaş meydanlarında kurulmuş olan partimizin, 103 yıllık geleneğini güçlü bir gelecekle buluşturmak için Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde iktidar yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. Gün gelecek, bu yalan ve dezenformasyonlar yerle bir olacak; hakikat galip gelecektir. O hakikatin ışığında, Türkiye’yi herkes için yaşanabilir, aç ve açıkta kalmayan, çocuklarının güvende büyüdüğü, gençlerinin gelecek kaygısı duymadığı, adaletin sağlandığı ve düşünce özgürlüğünün hâkim olduğu bir ülke haline getireceğiz” şeklinde konuştu.