Edirne’de Yağışlar Düşüşte: Tarım İçin Su Yönetimi Önem Kazanıyor
Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Edirne’de, son 65 yılın en düşük yağış seviyesine ulaşıldı. Bu durum, tarımsal sulamanın daha verimli ve tasarruflu bir şekilde yapılması gerektiğini gösteriyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025 su yılında Türkiye genelinde metrekareye düşen toplam yağış miktarı 422,5 kilogram olarak ölçüldü. Bu değer, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 26,3 azalma gösterirken, önceki su yılına göre ise yüzde 29,2 azaldı.
Edirne, kuraklığın etkilerini en fazla hisseden illerden biri olarak öne çıkıyor. Bu durum, tarımsal sulamada tasarruf tedbirlerinin ve yeni yöntemlerin zorunlu hale gelmesini sağlıyor.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, yağışlardaki azalışın su kaynaklarının planlı ve etkin bir şekilde yönetilmesini gerektirdiğini belirtiyor. İklim değişikliği ve kuraklık riskine karşı tedbirler alındığını vurgulayan Köse, basınçlı sulama sistemlerinin ve damla sulama uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ediyor.
Köse, suyun verimli kullanımını sağlamak için çiftçilerin bilinçlendirilmesi ve modern sulama uygulamalarının teşvik edilmesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca, tarım ürünlerinin sulama ihtiyaçlarına göre planlama yapılarak su ve toprak kaynaklarının korunmasının önemine dikkat çekiyor.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı da kuraklığın tarımsal sürdürülebilirlik için risk oluşturduğunu belirtiyor. Trakya’nın verimli tarım arazilerinin kuraklıktan olumsuz etkilendiğini söyleyen Arabacı, bu durumun ayçiçeği, buğday ve diğer ürünlerde verim kayıplarına neden olduğunu ifade ediyor.
Çeltik üretiminin önemli bir kısmının gerçekleştiği Edirne’de su sıkıntısının önüne geçmek için alınan tedbirler sayesinde 2024’e kıyasla daha iyi verim elde edildiği bilgisini veren Arabacı, ancak 2026 yılı için yine kuraklık endişesi taşıdıklarını belirtiyor.
Çeltik gibi su tüketimi yüksek olan tarım ürünlerinin sulama alanlarının, baraj ve nehir doluluk oranlarına göre belirleneceğini aktaran Arabacı, mevcut su kaynaklarının planlı bir şekilde kullanılması gerektiğini vurguluyor.